i.
Böyle midemde bir şey var sanki,
Dün geceki rakıdan mı,
Benden mi kaynaklı bilemiyorum.
Midemde bir kıpırtı var,
Buraya geldigimden beri çözemiyorum,
Duramıyorum,
Durunca düşüyorum.
Çok kanat çırpınıyorum zifire batmış kanatlarımla,
Çıkmaya çalışıyorum balçıktan ama,
Çok yoruluyorum.
Bilmiyorum ne kadar dayanacağımı.
Biliyorum yolun beni nereye gotürdüğünü.
Korkularımla nefes alıyorum.
Acı soluyorum,
Ölüm veriyorum.
Nerede oldugumu bilemiyorum.
Bazen ışıklar çok parlak,
Bazen bulanık ve ağır kokuyor omuzlarım ağrıyor.
Göğüs kafesim yanıyor,
Burnum kanıyor,
Ben kanıyorum…
Aynaya baktığımda gördüğüm yüz ben değilim,
Kendimi tanıyamıyorum.
Kendimi baştan yarattığımı sanırken,
Yavaş yavaş parçalanıyorum.
Var olacağım diye haykırırken, yokluğa gömülüyorum…
ii.
Eski hatalarımı tekrarlıyorum,
2013 yazında küçük bir kızken daha,
Uyanırdım her sabah bulantıyla.
Önceki akşamın kalıntıları bedenimde,
Morluklar bacağımda,
Çürükler ruhumda…
Aciz bataklığımda,
Talaş dolmuş ciğerlerimle tutunmaya çalıştığım her yanlış adama,
Bir gece olsun daha az yalnız hissetmek uğruna bıraktığım armağanlarla;
Biraz votka,
Az da bira dolu kusmuğumda,
Yüzüyordum.
Tutunacak elim kesilmişti,
Elimi kendisi kesmişti.
Boğuk sabahlarımın aydınlık sesi susmuş,
Benim kulaklarım hep sağır olmuştu,
O bundan istifade edip karanlıkta kaybolmuştu.
iii.
Bir dost fısıldamış bu dizeleri bana:
Sana baktığımda,
Gördüğüm küçük kızın ayakları cam kırıklarına
Basmaktan kan icinde ama,
O utanıyor.
Kesiklerinden sızan kırmızıdan,
Etrafa bulaştırdığı-
O dost simdi çok uzakta.
Geçen gece yine fısıldadı bana,
Sordu:
Çok mu aciziz biz?
Acıyor mu bize bakan gözler?
Ayıplıyor mu kanamaktan bulaştığımız pisliği?
Talaş mi gerçekten üzerimize yağan lanet?
Nerede çocukluğumdan kalan hatıralar?
Gözümden akan mavi,
Ellerimde kalan tutam tutam kara saçlar…
iv.
Yabancı bir yansıma bağırıyor bana,
Masallardan bozma bir kıta,
Soğuk bir dil yapışmış boğazıma,
Nefesim kesik kesik,
Beyaz ışık gözlerimi yakıyor.
Mutluluk kafes.
Elinde pamuk helvasıyla şımarık bir cocuk,
Üst raftaki en pahalı oyuncağı istiyor.
Bağırıyor avaz avaz parmağıyla gösteriyor.
Tepiniyor çünkü onu istiyor,
Çünkü aynısından var herkeste,
Evinde var aynısından- biraz daha eskisi belki de
Yanında duruyor bir zavallı
Sokak çocuğu.
Sitemli,
Gözlerinde kin var biraz hırçın.
Pusuda bekliyor,
Haklı.
No comments:
Post a Comment